verb

pop

patlamak, aniden belirmek, uğramak, koymak

The balloon popped loudly.

Balon yüksek sesle patladı.

An idea popped into my head.

Aklıma bir fikir geldi.

I'll pop over to the store.

Mağazaya uğrayacağım.

She popped the letter in the mailbox.

Mektubu posta kutusuna attı.

((bir şey)) patlamak Balon patladı.

pop ((into/up)) aniden belirmek Aklıma bir fikir geldi.

pop ((over/in)) uğramak Bir dakikalığına uğrayacağım.

pop ((bir şey)) ((in/on)) bir şeyi hızlıca koymak Sadece fırına koy.

Eş anlamlılar: burst (patlamak), appear (belirmek), visit (ziyaret etmek), put (koymak)

Yansıma sözcük, kısa ve keskin bir sesi taklit eder.

Kelimenin kendisi eylem gibi ses çıkarır: hızlı, keskin bir hareket veya ses. Bilgisayardaki 'pop-up' (açılır) pencereleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.