noun

sanction

yaptırım, onay, izin

The UN imposed sanctions on the country.

BM ülkeye yaptırımlar uyguladı.

The plan has the sanction of the board.

Plan, yönetim kurulunun onayını aldı.

((yaptırımlar)) against sb./sth. (birine/bir şeye) karşı yaptırım The UN imposed sanctions against the country.

((onayı)) of sb./sth. (birinin/bir şeyin) onayı The plan needs the sanction of the committee.

Eş anlamlılar (ceza): penalty, embargo; Eş anlamlılar (onay): approval, permission; Zıt anlamlılar (onay): ban, prohibition

Latince 'sanctus' (kutsal) kelimesinden gelir, başlangıçta kutsal bir kararname anlamına geliyordu. Kutsal bir şey hem onay verebilir hem de ceza uygulayabilir.

Aynı kökten ('sanct-') gelen 'saint' (aziz) kelimesini düşünün; bir aziz hem lütufta bulunabilir (onay) hem de ceza verebilir (yaptırım). Bağlam çok önemlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.