verb

shatter

paramparça olmak, kırmak, mahvetmek

The glass shattered on the floor.

Bardak yerde paramparça oldu.

The news shattered her dreams.

Haber, hayallerini yıktı.

The impact shattered his leg.

Darbe bacağını parçaladı.

((sth.)) shatters ((bir şey)) paramparça olur The window shattered from the impact.

to shatter ((sth.)) ((bir şeyi)) paramparça etmek The sound shattered the glass.

to shatter ((sb.'s hopes/dreams)) ((birinin umutlarını/hayallerini)) yıkmak The loss shattered their hopes of winning.

Synonyms: break, smash, destroy; Antonyms: repair, mend, build

Orta İngilizce'deki 'schateren' kelimesinden gelir, muhtemelen bir şeyin kırılma sesini taklit eden yansıma bir kökene sahiptir.

'Shatter' kelimesinin sesi, camın birçok parçaya ayrılırken çıkardığı sese benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.