noun

bottleneck

darboğaz, sıkışıklık, engel

Traffic is slow because of a bottleneck on the bridge.

Köprüdeki darboğaz yüzünden trafik yavaş.

Lack of funding is the main bottleneck for the project.

Finansman eksikliği projenin ana darboğazıdır.

((bir şeyde)) bir darboğaz ((bir şeyde)) bir darboğaz üretimde bir darboğaz

Eş anlamlılar: obstruction, obstacle, congestion, impasse

'bottle' (şişe) ve 'neck' (boyun) kelimelerinin birleşimi olup, kelimenin tam anlamıyla bir şişenin dar kısmını ifade eder.

Bir şişeden sıvının hızla dökülmeye çalıştığını hayal edin. Dar boyun onu yavaşlatır. Bu imge trafik, projeler vb. için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.