noun

breakdown

arıza, çöküş, analiz, sinir krizi

We had a breakdown on the highway.

Otoyolda arıza yaptık.

He suffered a nervous breakdown.

Sinir krizi geçirdi.

We need a breakdown of the costs.

Maliyetlerin bir dökümüne ihtiyacımız var.

There was a breakdown in communication.

İletişimde bir kopukluk oldu.

a breakdown of ((sth.)) ((bir şeyin)) dökümü We need a breakdown of the costs.

a breakdown in ((sth.)) ((bir şeyde)) bir arıza/kopukluk There was a breakdown in communication.

to have/suffer a breakdown arıza yapmak/sinir krizi geçirmek We had a breakdown on the highway.

Synonyms: failure, collapse, analysis, itemization

'break' (kırmak) fiili ve 'down' (aşağı) zarfından gelir. Bir şeyin sanki kırılıp aşağı düşmüş gibi çalışmayı durdurduğunu belirtir.

Bir makinenin 'kırılıp' 'durduğunu' hayal edin. Analiz anlamı için, karmaşık bir konuyu daha küçük parçalara 'ayırmayı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.