candid
Çeviri
samimi, içten, açık sözlü
Örnekler
She gave a candid interview about her life.
Hayatı hakkında samimi bir röportaj verdi.
To be candid, I don't think your plan will work.
Dürüst olmak gerekirse, planının işe yarayacağını sanmıyorum.
The photo was a candid shot of the family.
Fotoğraf, ailenin doğal bir pozu idi.
Dilbilgisi Kalıpları
candid ((about sth.)) (bir şey hakkında) samimi olmak She was candid about her past.
candid ((with sb.)) (birine karşı) samimi olmak Please be candid with me.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'beyaz, parlayan' anlamına gelen 'candidus' kelimesinden gelir. Antik Roma'da memuriyet adayları beyaz toga giyerlerdi.
Hafıza İpuçları
'Beyaz yalan' (white lie) ile 'içten' (candid) bir gerçeği karşılaştırın. Beyaz, tıpkı samimi bir ifade gibi saf ve açıktır.