verb

coax

tatlı dille ikna etmek, kandırmak, gönlünü yapmak

She tried to coax the cat out from under the car.

Kediyi arabanın altından çıkması için ikna etmeye çalıştı.

He coaxed a smile from the baby.

Bebeği gülümsetmeyi başardı.

He coaxed the fire to burn by adding small twigs.

Küçük dallar ekleyerek ateşi yanması için uğraştı.

((sb.)) ((into -ing)) (birini) (bir şey yapmaya) ikna etmek He coaxed her into trying the new food.

((sth.)) ((out of sb.)) (birinden) (bir şeyi) tatlı dille almak She coaxed the secret out of him.

((sb.)) ((from sth.)) (birini) (bir yerden) çıkmaya ikna etmek They coaxed the child from his hiding place.

Eş anlamlılar: ikna etmek, kandırmak, dil dökmek; Zıt anlamlılar: zorlamak, mecbur etmek

Orta İngilizce'de 'aptal' anlamına gelen 'cokes' kelimesinden gelir ve başlangıçta birini aptal yerine koymak anlamına geliyordu.

Birini bir şey yapmaya ikna etmek için 'koka kola' (coax) teklif ettiğinizi hayal edin. Tatlı dille ikna etmeyi çağrıştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.