noun

juncture

dönüm noktası, kritik an, merhale

At this juncture, we must make a decision.

Bu noktada bir karar vermeliyiz.

The talks are at a critical juncture.

Görüşmeler kritik bir dönüm noktasında.

((bu/bir noktada)) bu belirli bir anda Bu noktada harekete geçmeliyiz.

Eş anlamlılar: point in time (an), moment (an), crisis (kriz), turning point (dönüm noktası)

Ayrıca Latince 'iungere' (birleştirmek) kelimesinden gelir. Olayların 'birleştiği' veya bir araya geldiği belirli bir noktayı ifade eder.

'junction' fiziksel bir kavşak iken, 'juncture' *zamanda* veya olaylarda kritik bir noktadır. 'Zamanda bir kavşak' gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.