Adjektiv

auffallend

göze çarpan, dikkat çekici, belirgin

Sie trug ein auffallend rotes Kleid.

Dikkat çekici kırmızı bir elbise giyiyordu.

Sein Verhalten war sehr auffallend.

Davranışı çok göze çarpıyordu.

Das ist ein auffallendes Merkmal.

Bu, göze çarpan bir özelliktir.

((sıfat)) + isim (niteleme) Dikkat çekici bir elbise giydi.

olmak + ((sıfat)) (yüklem) Davranışı dikkat çekiciydi.

Eş anlamlılar: bemerkenswert, augenfällig; Zıt anlamlılar: unauffällig, dezent

'auf' (üzerine) + 'fallen' (düşmek) kelimelerinden gelir. Dikkatin 'üzerine düşen' bir şey.

Bir şeyin 'yukarıdan' tam önünüze 'düştüğünü' hayal edin. Gözden kaçırmak imkansızdır, bu yüzden 'göze çarpan' (auffallend) bir durumdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.