durchdringen
Çeviri
içine işlemek, delip geçmek, nüfuz etmek
Örnekler
Das Wasser durchdrang langsam den Boden.
Su yavaşça toprağa nüfuz etti.
Sein Blick schien mich zu durchdringen.
Bakışları beni delip geçiyor gibiydi.
Der Geruch von Kaffee durchdrang den Raum.
Kahve kokusu odaya sinmişti.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) delip geçmek (bir şeye nüfuz etmek) Mermi duvarı delip geçti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: penetrieren (nüfuz etmek), durchbohren (delmek)
Etimoloji
'durch' (içinden) + 'dringen' (zorla girmek, bastırmak). Kelimenin tam anlamıyla 'içinden geçmek'. Bu ayrılmaz bir fiildir.
Hafıza İpuçları
Işığın bir pencereden 'içeri girmesi' ('dringen') veya bir sesin duvardan 'geçmesi' ('durch') gibi bir engeli aşan bir şeyi düşünün.