ergreifen
Çeviri
yakalamak, kavramak, etkilemek, meslek edinmek
Örnekler
Er ergriff die Gelegenheit.
Fırsatı değerlendirdi.
Eine tiefe Traurigkeit ergriff sie.
Derin bir hüzün onu sardı.
Er will den Beruf eines Arztes ergreifen.
Doktorluk mesleğini seçmek istiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) (bir şeyi) yakalamak, ele geçirmek O, önlemi aldı.
((j-n)) (birini) sarmak, kaplamak (duygu) Onu bir korku sardı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fassen (tutmak), packen (yakalamak); Zıt anlamlılar: loslassen (bırakmak)
Etimoloji
'er-' öneki (bir eylemin başlangıcını veya tamamlandığını belirtir) + 'greifen' (tutmak/kavramak). 'Sıkıca tutmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir fırsatı 'yakalamak' veya bir duygunun sizi 'sarması' gibi düşünün. 'er-' öneki eylemi yoğunlaştırır.