Verb

erstrahlen

parlamak, ışıldamak

Ihr Gesicht erstrahlte vor Freude.

Yüzü sevinçle parladı.

Das Schloss erstrahlt in neuem Glanz.

Şato yeni bir ihtişamla parlıyor.

erstrahlen ((in+3)) (... içinde) parlamak Oda parlak bir ışıkla parlıyor.

erstrahlen ((vor+3)) (... ile) parlamak Yüzü mutlulukla parladı.

Eş anlamlılar: leuchten (ışıldamak), glänzen (parıldamak), scheinen (görünmek, parlamak)

'er-' öneki (bir eylemin başlangıcını veya sonucunu belirtir) + 'strahlen' (parlamak, ışın saçmak) kelimelerinden gelir. 'Parlamaya başlamak' anlamına gelir.

Bir şeyin 'Strahlen' (ışınlar) ile 'er-' (ortaya çıktığını) hayal edin. 'er-' öneki genellikle bir eylemin başlangıcını belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.