passen
Çeviri
uymak, yakışmak, denk gelmek, pas vermek
Örnekler
Die Schuhe haben perfekt gepasst.
Ayakkabılar tam uydu.
Der Termin hat mir gut gepasst.
Randevu bana çok uydu.
Er hat den Ball zum Stürmer gepasst.
Topu forvete pas verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et3)) birine uymak/yakışmak Elbise sana çok yakışıyor. Das Kleid passt dir gut.
((zu+3)) bir şeye uymak Ayakkabılar elbiseye uyuyor. Die Schuhe passen zum Kleid.
((in+4)) bir şeye uymak Anahtar kilide uymuyor. Der Schlüssel passt nicht ins Schloss.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'passen' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki, Almanca'da geçmiş zaman ortaçları için tipiktir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'pass' kelimesine benzer, ancak temel anlamı 'uymak' veya 'yakışmak'tır. Bir yapboz parçasının testi 'geçip' yerine oturduğunu hayal edin.