Verb

hin|nehmen

kabul etmek, katlanmak, sineye çekmek

Man muss die Kritik einfach hinnehmen.

Eleştiriyi einfach kabul etmek gerekir.

Ich kann dieses Verhalten nicht länger hinnehmen.

Bu davranışı daha fazla sineye çekemem.

((bir şeyi)) kabul etmek Yenilgiyi kabul etmek gerekir. (Man muss die Niederlage hinnehmen.)

Eş anlamlılar: akzeptieren, dulden; Zıt anlamlılar: ablehnen, zurückweisen

`hin-` (oraya doğru) ve `nehmen` (almak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'kendine doğru almak', yani gelen bir şeyi kabullenmek anlamına gelir.

Hoş olmayan bir şeyin size uzatıldığını ve protesto etmeden onu 'aldığınızı' (`nehmen`) ve 'kendinize doğru' (`hin`) çektiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.