polteren
Çeviri
gürültü yapmak, takırdamak, sert konuşmak
Örnekler
Der Wind ließ die Fensterläden poltern.
Rüzgar panjurları takırdattı.
Er polterte wütend die Treppe hinunter.
Öfkeyle merdivenlerden aşağı gürültüyle indi.
Der Chef polterte gegen die neue Regelung.
Patron yeni düzenlemeye karşı çıktı.
Dilbilgisi Kalıpları
gürültü yapmak Tavan arasında gürültü var. Es poltert auf dem Dachboden.
((gegen+4)) bir şeye çarpmak Kapıya çarptı. Er polterte gegen die Tür.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: rumpeln, krachen, lärmen
Etimoloji
Yansıma kökenli, yüksek, gümbürtülü bir sesi taklit eder.
Hafıza İpuçları
Tavan arasında 'poltern' (gürültü yapan) bir 'Poltergeist' (gürültücü cin) hayal edin.