Verb

schnellen

fırlatmak, fırlamak, aniden yükselmek, sıçramak

Er schnellt den Gummiball an die Wand.

Lastik topu duvara fırlatıyor.

Die Preise schnellen in die Höhe.

Fiyatlar fırlıyor.

Die Katze schnellt aus ihrem Versteck.

Kedi saklandığı yerden fırlıyor.

((et4)) ((an+4 / gegen+4)) bir şeyi bir şeye fırlatmak Er schnellt den Stein gegen das Fenster.

((in die Höhe)) fırlamak, aniden yükselmek Die Benzinpreise schnellen in die Höhe.

((aus+3)) bir yerden fırlamak Die Schlange schnellt aus dem Gras.

Eş anlamlılar: schnalzen, hochschießen, schießen; Zıt anlamlılar: schleichen, kriechen

'schnell' (hızlı) sıfatıyla ilgilidir ve ani, hızlı bir hareketi tanımlar.

'schnell' (hızlı) bir hareket düşünün. Bir lastik bandı 'schnellen' (fırlattığınızda) çok 'schnell' (hızlı) hareket eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.