stauen
Çeviri
baraj kurmak, biriktirmek, tıkanmak
Örnekler
Der Verkehr staut sich auf der Autobahn.
Trafik otoyolda sıkışıyor.
Die Arbeit staut sich auf meinem Schreibtisch.
İş masamda birikiyor.
Ein Damm staut den Fluss.
Bir baraj nehri tutuyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi biriktirmek/önünü kesmek Kunduz suyun önünü keser.
((sich4)) tıkanmak, birikmek Trafik her sabah tıkanır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: blockieren (engellemek), anstauen (biriktirmek); Zıt anlamlılar: fließen (akmak)
Etimoloji
`stehen` (durmak) ile ilişkilidir. Temel fikir, su veya trafik gibi bir şeyi durdurmaktır.
Hafıza İpuçları
Arabaların durduğu bir "Stau" (trafik sıkışıklığı) düşünün. "stauen" bu durmaya neden olan fiildir.