Verb

streiten

tartışmak, kavga etmek, çekişmek

Die Kinder streiten oft über Spielzeug.

Çocuklar sık sık oyuncak yüzünden kavga eder.

Wir streiten uns selten.

Nadiren tartışırız.

Sie streiten für ihre Rechte.

Hakları için mücadele ediyorlar.

((sich)) ((mit j-m)) ((über+4)) biriyle bir şey hakkında tartışmak Kardeşiyle araba hakkında tartışıyor. Er streitet sich mit seinem Bruder über das Auto.

((um+4)) bir şey için kavga etmek Partiler iktidar için kavga ediyor. Die Parteien streiten um die Macht.

((für/gegen+4)) bir şey için/karşı mücadele etmek Daha fazla adalet için mücadele ediyorlar. Sie streiten für mehr Gerechtigkeit.

Eş anlamlılar: zanken, kämpfen; Zıt anlamlılar: sich vertragen, zustimmen

Eski Yüksek Almanca 'strītan' (çabalamak, çekişmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'strife' (anlaşmazlık) ile kökteştir.

'Straße'de (sokak) insanların yüksek sesle 'Streit' (kavga) ettiğini hayal edin. (Etimolojik bağ yok).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.