subtil
Çeviri
ince, zarif, ustaca
Örnekler
Es gibt einen subtilen Unterschied.
İnce bir fark var.
Seine Kritik war sehr subtil.
Eleştirisi çok ustacaydı.
Sie hat einen subtilen Humor.
Onun ince bir espri anlayışı var.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) ~((+son ek)) ((isim)) ince bir ~ Bu ince bir ipucu. (Das ist ein subtiler Hinweis.)
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fein, zart, nuanciert; Zıt anlamlılar: offensichtlich, grob
Etimoloji
Latince 'subtilis' (ince, zayıf) kelimesinden, 'sub-' (altında) + 'tela' (ağ, dokuma). Orijinal anlamı bir ağ gibi ince dokunmuş.
Hafıza İpuçları
Bu, İngilizce 'subtle' kelimesine çok benzeyen uluslararası bir kelimedir. Anlamı neredeyse aynıdır.