Nomen

der Anlass

vesile, sebep, neden, etkinlik

Was war der Anlass für die Feier?

Kutlamanın vesilesi neydi?

Es gab keinen Anlass zur Sorge.

Endişe için bir neden yoktu.

Bei festlichen Anlässen trägt man Anzug.

Resmi vesilelerde takım elbise giyilir.

((bir şeyin)) sebebi Was ist der Anlass für deine Reise?

((bir vesileyle)) Aus diesem Anlass schreibe ich Ihnen.

((birine)) ((bir şeye)) sebep olmak Dein Verhalten gibt Anlass zur Sorge.

Gelegenheit (fırsat), Grund (sebep), Ursache (neden)

'anlassen' (başlatmak, sebep olmak) fiilinden türemiştir. Bir şeyin 'başlangıcını' veya nedenini belirtir.

Arabadaki 'Anlasser'ı (marş motoru) düşünün. Bir 'Anlass', bir olayın veya eylemin 'başlatıcısıdır'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.