Verb

an|stecken

bulaştırmak, yakmak, iğnelemek

Er hat mich mit seiner Erkältung angesteckt.

Soğuk algınlığını bana bulaştırdı.

Sie steckt sich eine Zigarette an.

Bir sigara yakıyor.

Er steckt sich eine Blume an den Hut.

Şapkasına bir çiçek takıyor.

((j-n)) ((mit et3)) birine bir şey bulaştırmak Bana gribi bulaştırdı.

((sich)) ((et4)) kendine bir şey yakmak Kendine bir sigara yakıyor.

((sich)) ((et4)) ((an+4)) bir şeyi bir yere takmak Broşu paltosuna takıyor.

Eş anlamlılar: infizieren, übertragen; Zıt anlamlılar: heilen

'an-' (üzerine, -e) ön eki + 'stecken' (sokmak, takmak). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyi birine yapıştırmak'.

Bir virüsün size bulaşmak için 'yapıştığını' veya bir cekete iğne 'taktığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.