Verb

auf|rufen

çağırmak, davet etmek, erişmek, duyurmak

Der Lehrer ruft den Schüler auf.

Öğretmen öğrenciyi çağırıyor.

Die Webseite wird oft aufgerufen.

Web sitesine sık sık erişiliyor.

Die Regierung ruft zum Spenden auf.

Hükümet bağış çağrısında bulunuyor.

((j-n)) ((zu+3)) (birini) (bir şeye) çağırmak Die Organisation ruft die Bürger zu Spenden auf.

((j-n)) (birini) çağırmak Der Arzt ruft den nächsten Patienten auf.

((et4)) (bir şeye) erişmek Ich rufe die Webseite auf.

Eş anlamlılar: auffordern, appellieren, abrufen

'auf-' (yukarı, açık) öneki ve 'rufen' (çağırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yukarı çağırmak'.

Sınıfta bir öğrenciyi 'çağırdığınızı' veya ekranınızda bir web sitesi 'açtığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.