Adjektiv

ausgeschöpft

tükenmiş, bitkin

Alle Möglichkeiten sind nun ausgeschöpft.

Artık tüm imkanlar tükendi.

Nach der Arbeit war sie völlig ausgeschöpft.

İşten sonra tamamen tükenmişti.

((bir şey)) tükenmiş olmak Fonlar tükenmiş durumda.

((biri)) bitkin olmak Maraton sonrası tamamen bitkindi.

Eş anlamlılar: erschöpft, aufgebraucht, leer; Zıt anlamlılar: voll, ungenutzt

'aus-' (dışarı, tamamen) öneki ve 'schöpfen' (kepçeyle almak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'geschöpft' kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'kepçeyle tamamen alınmış' demektir.

Bir kovadan suyu 'ausschöpfen' (boşaltarak) 'ausgeschöpft' (boş/tükenmiş) hale getirdiğinizi hayal edin. Aynı şey enerji veya kaynaklar için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.