belegt
Çeviri
dolu, meşgul, kısık (ses), kaplı
Örnekler
Dieser Platz ist leider belegt.
Bu yer maalesef dolu.
Ich möchte ein belegtes Brötchen mit Käse.
Peynirli bir sandviç istiyorum.
Seine Stimme klingt heute etwas belegt.
Sesi bugün biraz kısık geliyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) belegt ((bir şey)) dolu/meşgul Dieser Platz ist belegt.
belegt bir ((isim)) üzeri kaplı bir ((isim)) Bir 'belegtes Brot' (sandviç) yiyorum.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'belegen' (kaplamak, işgal etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'be-' (üzerine etki etme öneki) + 'legen' (koymak). Kelimenin tam anlamıyla, 'üzerine bir şey konulmuş'.
Hafıza İpuçları
Üzerine çanta 'konulmuş' ve bu yüzden 'belegt' (dolu) olan bir koltuk düşünün. Veya üzeri peynirle 'kaplanmış' bir sandviç.