Verb

durcheinander|werfen

karıştırmak, altüst etmek, karmakarışık etmek

Er hat die Papiere durcheinandergeworfen.

Kağıtları karıştırdı.

Die Nachricht warf meine Pläne durcheinander.

Haber planlarımı altüst etti.

((bir şeyi)) karıştırmak Der Wind hat die Blätter durcheinandergeworfen.

((planları)) altüst etmek Der Streik warf alle Reisepläne durcheinander.

Eş anlamlılar: verwirren, vermischen; Zıt anlamlılar: ordnen, sortieren

'durcheinander' (karışık) + 'werfen' (atmak). Kelimenin tam anlamıyla 'karışık bir şekilde atmak'.

Eşyaları 'birbirinin içinden geçecek şekilde' ('durcheinander') 'attığınızı' ('werfen') ve bir karmaşa yarattığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.