Verb

führen

yönetmek, liderlik etmek, götürmek, satmak

Sie führt das Team.

Takımı o yönetiyor.

Dieser Weg führt zum Bahnhof.

Bu yol istasyona çıkıyor.

Er führt ein gutes Leben.

İyi bir hayat sürüyor.

Das Geschäft führt viele Weine.

Dükkanda birçok şarap satılıyor.

((j-n/et4)) yönetmek, liderlik etmek Sie führt die Firma erfolgreich.

((nach+3 / zu+3)) (-e) çıkmak, gitmek Alle Wege führen nach Rom.

((bir konuşma / bir savaş)) ((ile)) (biriyle) (konuşma/savaş) yapmak Er führt ein langes Gespräch mit ihr.

((et4)) satmak, bulundurmak Dieser Laden führt Bioprodukte.

leiten (yönlendirmek), lenken (yön vermek)

Eski Yüksek Almanca 'fuoren' kelimesinden gelir ve 'fahren' (gitmek, sürmek) ile ilgilidir. 'Führen', birini veya bir şeyi bir yöne gitmeye teşvik etmek anlamına gelir.

Bir turist rehberinin bir gruba 'liderlik etmesini' (führen) veya bir yolun bir hedefe 'çıkmasını' (führen) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.