Adjektiv

gebrochen

kırık, bozuk

Mein Arm ist gebrochen.

Kolum kırık.

Er spricht mit gebrochenem Herzen.

Kırık bir kalple konuşuyor.

Sie spricht gebrochenes Deutsch.

Kırık bir Almanca konuşuyor.

sein + ((sıfat)) yüklem olarak kullanılır. Pencere kırık.

((sıfat)) + isim niteleme olarak kullanılır. Kırık bir söz kötüdür.

Eş anlamlılar: kaputt (bozuk), entzwei (iki parça); Zıt anlamlılar: ganz (bütün), heil (sağlam).

'brechen' (kırmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. 'ge-' ön eki geçmiş zaman ortaçları için tipiktir.

İngilizce 'broken' kelimesiyle aynı kökten gelir. Kırık bir kemik veya kırık bir kalp düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.