Nomen

die Angelegenheit

mesele, konu, iş

Das ist eine private Angelegenheit.

Bu özel bir mesele.

Er kümmert sich um die Angelegenheit.

O, meseleyle ilgileniyor.

Es ist eine dringende Angelegenheit.

Bu acil bir mesele.

((bir meseleyle)) ((ilgilenmek)) O, meseleyle ilgileniyor.

((...olan bir)) ((mesele)) büyük önem taşıyan bir mesele

Sache (şey), Thema (konu), Problem (sorun), Fall (dava)

'an-' (üzerinde) + 'gelegen' (bulunan) + '-heit' (isim eki). Kelimenin tam anlamıyla 'elde bulunan şey'.

'anliegen' (ilgilendirmek) fiiliyle bağlantılıdır. Sizi 'ilgilendiren' bir 'mesele' veya 'konu' olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.