legen
Çeviri
koymak, yerleştirmek, yatırmak
Örnekler
Ich habe das Buch auf den Tisch gelegt.
Kitabı masanın üzerine koydum.
Die Henne hat ein Ei gelegt.
Tavuk bir yumurta yumurtladı.
Er hat sich ins Bett gelegt.
Yatağa yattı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((auf/in+4)) bir şeyi bir şeyin üzerine/içine koymak. Er hat den Stift auf den Tisch gelegt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: platzieren; Karşıtlık: stellen (dik koymak), setzen (oturtmak); Zıt anlamlılar: nehmen (almak)
Etimoloji
'liegen' (yatmak) fiilinin ettirgen halidir. Bir şeyin yatmasına neden olmak, yani 'koymak' anlamına gelir. İngilizce 'lay' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
'legen' (koymak) eylemdir ve her zaman akuzatif bir nesne alır. 'liegen' (yatmak) ise durumdur. Bu farkı unutmayın!