Verb

glauben

inanır, sanır

Er glaubt an das Gute im Menschen.

İnsanlardaki iyiliğe inanıyor.

Sie glaubt ihm nicht.

Ona inanmıyor.

Ich glaube, es regnet gleich.

Sanırım birazdan yağmur yağacak.

((an+4)) bir şeye inanmak Bilime inanıyor.

((j-m)) birine inanmak Hâkim tanığa inanıyor.

((dass ...)) ... olduğuna inanmak Yarın kar yağacağına inanıyorum.

Eş anlamlılar: meinen (düşünmek), annehmen (varsaymak); Zıt anlamlılar: zweifeln (şüphe etmek), misstrauen (güvenmemek).

Eski Yüksek Almanca 'gilouben' kelimesinden gelir ve 'lieb' (sevgili) ile ilgilidir. Temel fikir 'değerli tutmak, değer vermek'tir.

İngilizce 'believe' kelimesiyle bağdaştırın. Almanca 'lieb' kökü, İngilizce 'love' ile ilişkilidir ve değerli tutulan bir şeyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.