Nomen

die Ehre

onur, şeref, şan, itibar

Es ist mir eine große Ehre.

Bu benim için büyük bir onur.

Er kämpfte für seine Ehre.

Onuru için savaştı.

Sie erwiesen ihm die letzte Ehre.

Ona son vazifelerini yerine getirdiler.

((biri)) ((için)) ((bir onur)) olmak Biri için onur olmak Es ist mir eine große Ehre.

((birine)) ((onur)) vermek Birine onur kazandırmak Dein Erfolg macht der Familie Ehre.

((birinin)) ((onurunu)) savunmak Birinin onurunu savunmak Er verteidigte die Ehre seiner Schwester.

Eş anlamlılar: Ansehen (itibar), Ruhm (şan); Zıt anlamlı: Schande (utanç, rezalet)

Eski Yüksek Almanca'daki 'ēra' (saygı, onur) kelimesinden gelir ve Eski İngilizce'deki 'ār' (onur) ile ilişkilidir.

Türkçedeki 'onur' veya 'şeref' kelimelerini düşünün. Kavramlar çok benzerdir. 'Ehre, wem Ehre gebührt' ifadesi 'Onur, onura layık olana verilir' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.