halten
Çeviri
tutmak, durmak, korumak, saymak
Örnekler
Du hältst das Buch.
Kitabı tutuyorsun.
Der Bus hält hier.
Otobüs burada duruyor.
Ich halte das für eine gute Idee.
Bunu iyi bir fikir olarak görüyorum.
Was hältst du von dem Film?
Film hakkında ne düşünüyorsun?
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi tutmak Kitabı tutuyorsun.
((j-n/et4)) ((für+4)) birini/bir şeyi ... olarak görmek Bunu iyi bir fikir olarak görüyorum.
((von+3)) bir şey hakkında düşünmek Plan hakkında ne düşünüyorsun?
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: fassen (yakalamak), stoppen (durmak); Zıt Anlamlılar: loslassen (bırakmak)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'haltan' kelimesinden gelir, İngilizce 'hold' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'hold' kelimesi doğrudan kökteştir. 'Halt!' emri 'Dur!' anlamına gelir.