Verb

schleudern

fırlatmak, savurmak, kaymak (araç), sıkmak (çamaşır)

Er schleuderte den Stein ins Wasser.

Taşı suya fırlattı.

Das Auto schleuderte auf der nassen Straße.

Araba ıslak yolda kaydı.

Die Waschmaschine schleudert die Wäsche.

Çamaşır makinesi çamaşırları sıkıyor.

((bir şeyi)) ((...e/a)) bir şeyi ...e/a fırlatmak Taşı suya fırlattı.

((geçişsiz)) kaymak (araç) Araba kaydı.

Eş anlamlılar: werfen (atmak), schmeißen (fırlatmak); Zıt anlamlılar: fangen (yakalamak)

Sallanma veya fırlatma hareketleriyle ilgilidir.

Bir sapanın ('Schleuder') bir şeyi fırlattığını, bir arabanın benzer kontrolsüz bir yay çizerek kaydığını ve bir çamaşır makinesinin çamaşırları döndürdüğünü hayal edin. Hepsi güçlü, dönen bir hareket içerir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.