maßgebend
Çeviri
belirleyici, yetkili, esas, önemli
Örnekler
Seine Meinung war maßgebend für die Entscheidung.
Onun görüşü karar için belirleyiciydi.
Das ist der maßgebende Text für diese Prüfung.
Bu, bu sınav için yetkili metindir.
Die maßgebenden Faktoren sind Zeit und Geld.
Belirleyici faktörler zaman ve paradır.
Dilbilgisi Kalıpları
maßgebend ((für et4)) (bir şey için) belirleyici Onun görüşü karar için belirleyiciydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: entscheidend, ausschlaggebend; Zıt anlamlılar: önemsiz, alakasız
Etimoloji
'Maß' (ölçü, standart) ve 'gebend' (veren) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ölçü veren' veya 'standardı belirleyen'.
Hafıza İpuçları
Her şey için 'ölçüyü veren' (gibt das Maß) bir şeyi düşünün. Standardı belirlediği için yetkili ve belirleyicidir.