ansässig
Çeviri
yerleşik, ikamet eden
Örnekler
Die ansässigen Firmen zahlen hier Steuern.
Burada yerleşik olan şirketler burada vergi ödüyor.
Er ist seit zehn Jahren hier ansässig.
On yıldır burada ikamet ediyor.
Dilbilgisi Kalıpları
[Sıfat] + [İsim] (niteleme) yerli, yerleşik Die ansässige Bevölkerung protestierte.
[Özne] + sein + [Sıfat] (yüklem) ikamet etmek Er ist hier ansässig.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: wohnhaft, niedergelassen; Zıt anlamlılar: yabancı (ortsfremd)
Etimoloji
'an-' (üzerinde, -de) + 'Sitz' (koltuk, ikametgah) + '-ig' (sıfat eki). Kelimenin tam anlamıyla bir yerde 'oturan' demektir.
Hafıza İpuçları
'an' (üzerinde) bir 'Sitz' (koltuk) üzerinde olmayı düşünün. Birisi kalıcı olarak bir yerde 'oturuyor' veya yaşıyor.