schlichten
Çeviri
arabuluculuk yapmak, uzlaştırmak, yatıştırmak
Örnekler
Sie versuchten, den Streit zu schlichten.
Anlaşmazlığı çözmeye çalıştılar.
Ein Mediator schlichtet zwischen den Parteien.
Bir arabulucu taraflar arasında arabuluculuk yapar.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((schlichten)) bir şeyi uzlaştırmak Anlaşmazlığı uzlaştırdılar.
((zwischen+3)) ((schlichten)) ...arasında arabuluculuk yapmak Komşular arasında arabuluculuk yapıyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'schlicht' (basit, sade) kelimesiyle ilgilidir, karmaşık bir anlaşmazlığı basitleştirip çözme anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir anlaşmazlığı 'düzeltmek' veya 'basitleştirmek' gibi düşünün. 'Schlichten', bir durumu tekrar 'schlicht' (basit) hale getirmektir.