Verb

schmelzen

erimek, eritmek

Das Eis schmilzt in der Sonne.

Buz güneşte eriyor.

Er schmilzt das Metall im Ofen.

Metali fırında eritiyor.

Ihr Herz schmolz bei dem Anblick.

Bu manzarayı görünce içi eridi.

erimek (geçişsiz) Buz eriyor.

((et4)) eritmek (geçişli) Altını eritiyor.

Eş anlamlılar: zergehen (eriyip gitmek), auflösen (çözünmek); Zıt anlamlılar: erstarren (katılaşmak), gefrieren (donmak)

Eski Yüksek Almanca `smelzan` kelimesinden gelir. İngilizce "smelt" (eritmek) kelimesiyle ilgilidir.

Güneşte `schmelzen` (eriyen) bir kardan adam hayal edin. Sesi İngilizce'deki "smells then" (kokuyor sonra) gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.