Nomen

der Rahmen

çerçeve, kapsam, bağlam, sınır

Das Bild hat einen goldenen Rahmen.

Resmin altın bir çerçevesi var.

Das sprengt den Rahmen unserer Möglichkeiten.

Bu imkanlarımızın kapsamını aşıyor.

Die Feier findet in einem kleinen Rahmen statt.

Kutlama küçük bir çerçevede yapılıyor.

im Rahmen ((et2)) (bir şeyin) çerçevesinde Wir bleiben im Rahmen des Budgets.

den Rahmen ((et2)) sprengen (bir şeyin) kapsamını aşmak Das sprengt den Rahmen meiner Möglichkeiten.

aus dem Rahmen fallen sıradışı olmak Sein Verhalten fällt aus dem Rahmen.

Eş anlamlılar: kenar, sınır, bağlam

Orta Yüksek Almanca 'rame' (destek) kelimesinden.

Bir resim çerçevesini düşünün, sınırları belirler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.