Verb

verkürzen

kısaltmak, azaltmak

Wir müssen den Text verkürzen.

Metni kısaltmamız gerekiyor.

Die neuen Maschinen verkürzen die Arbeitszeit.

Yeni makineler çalışma süresini kısaltıyor.

Im Herbst verkürzen sich die Tage.

Sonbaharda günler kısalır.

((bir şeyi)) verkürzen bir şeyi kısaltmak Terzi pantolonu kısaltıyor.

kısalmak kısalmak Kışın günler kısalır.

((bir şeyi)) ((bir miktar)) verkürzen bir şeyi bir miktar kısaltmak Konuşmasını beş dakika kısalttı.

Eş anlamlılar: kürzen, verringern; Zıt anlamlılar: verlängern (uzatmak)

'ver-' (değişiklik belirten önek) + 'kurz' (kısa) + '-en' (fiil eki). Kelimenin tam anlamıyla 'kısa yapmak'.

Kelimenin ortasında 'kurz' (kısa) kelimesini görebilirsiniz. 'ver-' öneki, bir şeyi kısa *yapma* eylemini gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.