verankert
Çeviri
demirlemiş, yerleşik, sabitlenmiş
Örnekler
Das Schiff ist sicher im Hafen verankert.
Gemi limana güvenli bir şekilde demirlemiştir.
Diese Idee ist tief in der Gesellschaft verankert.
Bu fikir topluma derinden yerleşmiştir.
Das Recht ist im Grundgesetz verankert.
Bu hak anayasada yer almaktadır.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey nom.)) ((bir yerde dat.)) demirlenmiş/yer almaktadır Hak, yasada yer almaktadır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: befestigt (sabitlenmiş), festgemacht (bağlanmış), verwurzelt (kökleşmiş)
Etimoloji
'ver-' öneki (sabitleme belirtir) + 'Anker' (çapa). Kelimenin tam anlamıyla 'çapa ile sabitlemek'.
Hafıza İpuçları
Bir gemiyi veya bir fikri sıkıca yerinde tutan bir 'Anker' (çapa) hayal edin.