Verb

verdrängen

yerinden etmek, bastırmak, yerini almak

Das neue Produkt verdrängt das alte.

Yeni ürün eskisinin yerini alıyor.

Er verdrängt unangenehme Erinnerungen.

Hoş olmayan anıları bastırıyor.

Stärkere Tiere verdrängen die schwächeren.

Daha güçlü hayvanlar zayıf olanları yerinden eder.

((j-n/et4)) ((aus+3)) (birini/bir şeyi) (bir yerden) çıkarmak Şirket, rakiplerini piyasadan siliyor.

((et4)) (bir şeyi) bastırmak Anıyı bastırmaya çalışıyor.

ersetzen (yerine geçmek), verjagen (kovmak); Zıt anlamlılar: zulassen (izin vermek), akzeptieren (kabul etmek)

`ver-` (uzaklaştırma) ön eki + `drängen` (itmek) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'iterek uzaklaştırmak'tır.

Bir şeyi yerinden 'iterek' (`drängen`) 'uzaklaştırdığınızı' (`ver-`) hayal edin. Bu, eski bir ürünün yerini alan yeni bir ürün veya zihninizden attığınız kötü bir anı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.