verknüpft
Çeviri
bağlantılı, ilişkili, bağlı
Örnekler
Die beiden Ereignisse sind eng miteinander verknüpft.
İki olay birbiriyle yakından bağlantılıdır.
Das Schicksal der Charaktere ist verknüpft.
Karakterlerin kaderi birbirine bağlıdır.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ile bağlantılı olmak ((mit et3)) Teori pratikle bağlantılıdır. Die Theorie ist mit der Praxis verknüpft.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verbunden (bağlı), assoziiert (ilişkili); Zıt anlamlılar: getrennt (ayrı)
Etimoloji
'ver-' (tamamlanma veya bağlantı belirten) öneki ve 'knüpfen' (düğümlemek) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birbirine düğümlemek'.
Hafıza İpuçları
İki şeyi birbirine sıkıca bağlamak için bir 'Knoten' (düğüm) attığınızı hayal edin.