verordnen
Çeviri
reçete yazmak, emretmek, kararlaştırmak
Örnekler
Der Arzt verordnete dem Patienten Ruhe.
Doktor hastaya dinlenme reçete etti.
Die Regierung hat neue Maßnahmen verordnet.
Hükümet yeni önlemler emretti.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) birine bir şey reçete etmek Doktor hastaya bir ilaç reçete etti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: vorschreiben, anordnen, befehlen; Zıt anlamlılar: erlauben, gestatten
Etimoloji
'ver-' ön eki (tamamlanma veya değişiklik belirtir) ve 'ordnen' (emretmek, düzenlemek) fiilinden gelir. Resmi olarak bir şeyi düzene sokmak anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir doktorun ilaç için bir 'emir' (Ordnung) vermesini, yani reçete yazmasını düşünün. 'ver-' ön eki bunu resmi hale getirir.