Adjektiv

stockend

duran, kesik kesik, tereddütlü

Der Verkehr ist heute sehr stockend.

Trafik bugün çok sıkışık.

Er antwortete mit stockender Stimme.

Kısık bir sesle cevap verdi.

((stockend)) + Nomen Sıfat + İsim Der stockende Verkehr nervt alle.

((etwas ist stockend)) bir şey duraksıyor Seine Atmung war stockend.

Eş anlamlılar: zögernd, schleppend; Zıt anlamlılar: fließend, flüssig

'stocken' (durmak, duraksamak) fiilinin sıfat-fiil hali. Bir şeyin bir 'sopaya' (Stock) takılıp kalması gibi.

Yolda bir 'sopaya' (Stock) takılmış gibi durup ilerleyen trafiği veya duraksayan bir konuşmayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.