der Streitschlichter
Çeviri
arabulucu, uzlaştırıcı, hakem
Örnekler
Ein Streitschlichter half, den Konflikt zu lösen.
Bir arabulucu çatışmanın çözülmesine yardımcı oldu.
Die Parteien einigten sich dank des Streitschlichters.
Taraflar arabulucu sayesinde anlaşmaya vardı.
Er fungierte als Streitschlichter zwischen den Kollegen.
Meslektaşları arasında arabulucu olarak görev yaptı.
Dilbilgisi Kalıpları
((arabulucu)) olarak hareket etmek Er agierte als Streitschlichter in dem Familienkonflikt.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'Streit' (kavga, anlaşmazlık) ve 'schlichten' (uzlaştırmak, arabuluculuk yapmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'anlaşmazlık çözücü'.
Hafıza İpuçları
Bir 'Streit'ı (kavgayı) 'schlicht' (basit) hale getirerek çözen birini düşünün.