Verb

tragen

taşımak, giymek, desteklemek, üstlenmek

Er trägt einen schweren Koffer.

Ağır bir bavul taşıyor.

Sie trägt ein rotes Kleid.

Kırmızı bir elbise giyiyor.

Der Pfeiler trägt das Dach.

Sütun çatıyı taşıyor.

Die Firma trägt die Kosten.

Masrafları şirket karşılıyor.

((bir şeyi)) ((taşımak/giymek)) bir şeyi taşımak veya giymek O bir şapka takıyor. Er trägt einen Hut.

((sorumluluk)) ((için)) ((taşımak)) bir şeyin sorumluluğunu taşımak Ebeveynler çocuklarının sorumluluğunu taşır. Eltern tragen die Verantwortung für ihre Kinder.

Eş anlamlılar: schleppen (sürüklemek), anhaben (giymek); Zıt anlamlılar: ablegen (çıkarmak)

Eski Yüksek Almanca 'tragan' kelimesinden gelir, İngilizce 'drag' (sürüklemek) ile ilişkilidir.

Ağır bir şeyi 'sürüklediğinizi' (drag) düşünün, bu onu 'taşımanın' (tragen) bir yoludur. Kıyafet giymek veya masrafları üstlenmek gibi farklı anlamları, taşınan farklı yükler olarak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.