der Trieb
Çeviri
dürtü, içgüdü, arzu, filiz
Örnekler
Der menschliche Überlebenstrieb ist sehr stark.
İnsanın hayatta kalma içgüdüsü çok güçlüdür.
Die Pflanze hat neue Triebe bekommen.
Bitki yeni filizler verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey yapma)) dürtüsü olmak Onun resim yapma dürtüsü var. Er hat einen Trieb zu malen.
filiz vermek Bitki yeni filizler veriyor. Die Pflanze bildet neue Triebe.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: der Instinkt (içgüdü), der Drang (arzu), der Spross (filiz)
Etimoloji
'treiben' (sürmek, filizlenmek) fiilinden gelir. İçten 'iten' şey dürtü, topraktan 'çıkan' şey filizdir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'drive' (sürüş, dürtü) kelimesiyle ilişkilendirin. Psikolojik bir 'dürtü' veya bir bitkinin büyüme 'isteği' olabilir.