Nomen

die Verstopfung

kabızlık, tıkanıklık, trafik sıkışıklığı

Er leidet seit Tagen unter Verstopfung.

Günlerdir kabızlıktan muzdarip.

Die Verstopfung im Abfluss muss beseitigt werden.

Giderdeki tıkanıklığın giderilmesi gerekiyor.

Wegen der Verstopfung kamen wir zu spät.

Trafik sıkışıklığı yüzünden geç kaldık.

kabızlık çekmek unter Verstopfung leiden O kabızlık çekiyor. Er leidet unter Verstopfung.

((bir yerde)) trafik sıkışıklığı eine Verstopfung ((auf+3)) Otoyolda trafik sıkışıklığı vardı. Auf der Autobahn gab es eine Verstopfung.

Eş anlamlılar: Stau (trafik), Blockade; Zıt anlamlılar: Durchfall (ishal), freier Fluss (serbest akış)

'verstopfen' (tıkamak) fiilinden türemiştir. 'ver-' (tamamlanma belirten ön ek) ve 'stopfen' (doldurmak, tıkamak) kelimelerinden oluşur. Tamamen tıkalı olma durumudur.

Bir boruyu tamamen 'verstopft' (tıkalı) olana kadar 'stopfen' (doldurmak) eylemini düşünün. Bu kavram vücut (kabızlık), tesisat ve trafik için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.