Verb

verwöhnen

şımartmak, yüz vermek, ağırlamak

Die Großeltern verwöhnen ihre Enkel.

Büyükanneler ve büyükbabalar torunlarını şımartır.

Er verwöhnt sie mit teuren Geschenken.

Onu pahalı hediyelerle şımartıyor.

Lass dich im Spa verwöhnen.

Spa'da kendini şımart.

((j-n)) şımartmak birini şımartmak Aileler çocuğu şımartır.

((j-n)) ((mit+3)) şımartmak birini bir şeyle şımartmak Onu çikolatayla şımartıyor.

Eş anlamlılar: verhätscheln; Zıt anlamlılar: vernachlässigen (ihmal etmek)

'ver-' (genellikle 'çok fazla' veya 'yanlış') + 'gewöhnen' (alıştırmak). Yani, birini çok fazla iyi şeye alıştırmak.

İyi şeylere çok 'gewöhnt' (alışkın) olan biri 'verwöhnt' (şımarık) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.