Nomen

das Einvernehmen

anlaşma, mutabakat, rıza, uyum

Wir kamen zu einem Einvernehmen.

Bir anlaşmaya vardık.

Sie handelten in gegenseitigem Einvernehmen.

Karşılıklı anlaşma içinde hareket ettiler.

im Einvernehmen mit j-m/et3 ... ile mutabık kalarak Sie handelten im Einvernehmen mit der Polizei.

Eş anlamlılar: Zustimmung (onay), Übereinkunft (anlaşma), Konsens (konsensüs); Zıt anlamlılar: Uneinigkeit (anlaşmazlık), Konflikt (çatışma)

'ein-' (bir, birlikte) ve 'vernehmen' (algılamak, duymak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte algılamak' veya 'tek bir ses duymak' demektir, bu da anlaşma anlamına gelir.

'Bir anlayış' olarak düşünün. Tüm tarafların aynı, 'bir' ('ein') anlayışa ('vernehmen') varması.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.